Robotik Fleksible Böbrek Taşı Tedavisi

Roboflex Avicenna ile “Robotik Flexible Üreterorenoskopik Taş Kırma” Nedir?

Üriner sistem taşlarının insidansı tüm dünyada artış göstermekte olup, son zamanlarda yapılan bir epidemiyolojik çalışmada ülkemizdeki insidansı % 10-12 olarak saptanmış bulunmaktadır. Taş hastalığı yaygınlığı verileri ışığında ülkemizde mevcut üroloji kliniklerinin bir yıl içerisinde yapmış olduğu ameliyatların yaklaşık % 40-50 kadarını taş hastalığına yönelik işlemler teşkil etmektedir.

Özellikle hastaların eğitim ve sosyal düzeyinin giderek artması, yaygın olarak uygulanan ultrasonografi incelemeleri ile taşları daha küçük boyutlarda iken teşhis edilebilmekte olup, söz konusu küçük boyutlu taşların tedavisi açık ameliyat ya da perkütan taş cerrahisi gibi hasta için invazif olarak girişimlere gerek kalmadan kapalı (endoskopik) yöntemler ile pratik bir şekilde başarı ile tedavi edilebilmektedir. Bu kapsamda özellikle tekrarlayan olgular başta olmak üzere tedavide böbreğin yapısal ve fonksiyone olarak en az düzeyde etkileyecek, hastanın hayat kalitesinde minimal ya da hiç bir değişiklik ortaya çıkarmayacak yöntemlerin uygulanması büyük önem kazanmıştır.

Bu bağlamda teknolojik ilerlemelere paralel olarak klinik uygulamaya giren “ minimal invazif endoürolojik taş tedavi yöntemleri” hızla kabul görmüş ve artan deneyim ışığında hem erişkin hem de çocuk olgularda yüksek başarı, minimal komplikasyon oranları ile yoğun bir uygulama alanı bulmuşlardır.

Günümüzde büyük ve kompleks böbrek taşlarında ( 2 cm. den büyük) perkütan taş tedavisi (PNL) invazif bir tedavi yöntemi olarak ilk sırada uygulanırken, 2cm’nin altındaki taşlarda ise taşın böbrekteki yeri ve kimyasal içeriğine göre ya ESWL (vücut dışından şok dalgası ile tedavi) veya RIRS (retrograde intrarenal cerrahi) hem Avrupa ( EAU) hem de Amerikan (AUA) taş tedavi kılavuzlarında eş değerde kabul edilebilir tedavi alternatifleri olarak önerilmektedir.

Yukarıda da sözü edildiği üzere PNL her iki yönteme göre daha invazif bir yaklaşım olup, kanama ve enfeksiyon bu yöntemin en ciddi komplikasyonları olarak ortaya çıkıp hastanın hayatını tehdit edebilmektedir. Bu gerçekler ışığında endoüroloji uzmanları artan deneyimleri ışığında PNL yaklaşımı ile gelişebilecek bu komplikasyonları sınırlayabilmek ve başarı oranlarını kabul edilebilir düzeyde tutabilmek amacıyla endoskopik retrograd ( fleksibl ) üreteroskopik taş tedavi yöntemini holmiyum-YAG lazer yardımı ile daha büyük taşlarda da uygulamaya başlamışlardır.

Bu gelişmeler ışığında ülkemizde geliştirilen ve böbrek taşlarının minimal invazif tedavisinde yepyeni bir yaklaşım olarak klinik uygulamaya sunulan “İbn-i Sina fleksibl üreteroskopi robotu (Avicenna Roboflex)” özellikle büyük ve çok sayıdaki taşların tedavisinde olmak üzere tüm dünyada büyük ilgi ve heyecan uyandırmıştır. Özellikle endoürologların muhtemel komplikasyonlar nedeniyle yaklaşımda ve uygun yöntem seçiminde sıkıntı çektikleri 2cm den daha büyük taşların tedavisinde geliştirilen robotik sisitemin sunduğu çok önemli avantajların yardımı ile fleksible üreteroskopi (RIRS) yöntemi daha emniyetli olarak uygulanmaya başlamış ve hastada bir kesi yapmadan, böbreği delmeden, doğal yollardan girerek yüksek başarı oranları ile uygulama alanı bulmuştur.

Yukarıda da sözü edildiği üzere “İbn-i Sina Fleksibl Üreteroskopi Robotu’nun” klinik uygulamaya girmesi ile daha önceden daha sınırlı ve seçilmiş olgularda uygulama alanı bulan “RIRS yönteminin” endikasyon yelpazesi genişleyecek, özellikle 2cm den büyük böbrek taşları da bu yöntem ile vücutta bir kesi yapmadan, böbreği delip zarar vermeden, idrar kanallarından girilerek lazer yöntemi desteği ile çok sınırlı komplikasyon riskleri ile parçalanıp, toz haline getirilip temizlenebilecektir. Bu sayede hem hastaya ve böbreğe verilebilecek zarar oranı çok çok azalacak, hastanın iyileşme süresi çok anlamlı olarak kısaltılacaktır.

Bu avantajlara ek olarak operasyonu yapan cerrah açısından özellikle uzun sürebilecek işlemler sırasında ergonomik bir kumanda konsolundan robotu kontrol ederek, oturur pozisyonda ayakta durmadan fleksibl üreterorenoskobu (fURS) kullandığı için yorulmadan, konsantrasyonu kaybolmadan ve elle yapabileceği hassasiyetten en az onlarca kat daha hassas bir işlemi gerçekleştirebilecektir. Çok daha önemli olarak bu işlemler sırasında taşı görüntüleme açısından büyük risk teşkil eden” radyasyona maruziyet” Fleksibl üreterorenoskop’un pozisyonu ile ilgili bilgileri robotik sistem gösterdiği için X-ışın skopi süresi anlamlı ölçüde sınırlanacak ve radyasyon riski de azalacaktır. Bu sayede özellikle hem hastanın aldığı radyasyon azalacak, hem de radyasyon alanından uzakta robotu kullanan cerrahın radyasyona maruz kalma durumu neredeyse sıfır düzeylerine inecektir.

Bu iki çok önemli avantaj sayesinde cerrahlar hemen hemen hiç yorulmadan, son derece ergonomik şartlarda, radyasyon almadan bir işlem yapacak cerrahın bir günde yapacağı ameliyat sayısı da artacaktır. Ayakta durup, fleksible üreteroskobu elinde uzun süre tutmak zorunda kalan cerrah bu şartlarda bir günde en fazla 2-3 RIRS operasyonu yapılabilecek iken, yeni geliştirilen bu robotik sunduğu avantajlar sayesinde 6-7 operasyonu aynı süre zarfında rahatlıkla yapılabilmektedir. Robot, operasyon sırasında hem doktorun, hem hastanın hem de kullanılan endoskopun güvenliği için birçok emniyet özelliklerine sahiptir.

Hastaların radyasyona maruz kalma riskine ve sürelerini azaltan bu sistem sayesinde, klasik yaklaşımlarda belli oranlarda gelişebilen üreteral perforasyon riski çok azalacaktır. Bir diğer önemli konu olarak işlem sırasında sıvı verilmesi ile böbrek içinde artabilen basınç bu yaklaşım ve çok dikkatli kontrol sayesinde sınırlanacak, böbrek doku hasarı ve post operatif enfeksiyon, ağrı görülme sıklığı çok azalacaktır.

Klasik üreteroskopik tedavi uygulamalarında manipülasyon hareketlerinin hassas bir şekilde uygulanmasının öğrenilmesi uzun zaman almakta ve çok sayıda vakanın tedavisini gerektirmektedir. Oysaki, üreterorenoskopi robotu ile klasik uygulamaya göre 3.5 kat daha fazla rotasyon hareketi (Elle en fazla 120o rotasyon yapılabilirken robotik olarak 440o rotasyon yapılabilir) ni2 kat daha fazla hassas olarakyapabilme imkanını vermektedir. Bu cerrah açısından çok önemli bir avantaj olup tedavisi süresini ve başarı oranlarını pozitif yönde anlamlı olarak etkilemektedir.

Hem hasta hem de uygulamadaki hekim açısından çok önemli avantajlar sağlayan robotik uygulama yaklaşımı tıbbi uygulamaların çok değişik alanlarında hızla yaygınlaşmakta ve artan kabul oranları ile uygulanmaktadır. Endoüroloji alanlında yoğun uğraş vermekte olan üroloji uzmanları da, ‘robotik cerrahi endo-ürolojinin geleceğidir’ demektedir.

Robotik RIRS Yöntemi ve Faydaları Kısaca Özetlenirse;

  • Hasta tarafında duran bir manipülatör ve doktorun oturduğu bir kumanda konsolundan ibaret olan” Robotik fleksibl üreterorenoskopi sistemi” ile retrograd endoskopik yoldan böbrek taşlarının emniyetli ve pratik tedavisi mümkündür. Uygulamadaki cerrah çok önemli bir konu olan “radyasyona maruziyet alanından” uzakta kalarak, son derece ergonomik pozisyonda oturarak kumanda ettiği robot konsolundan sisteme çok kolay entegre edilebilen fleksible üreteroskop cihazının;
  • Böbrek içindeki ucunu hızı 0.5mm-20mm/saniye aralığında ayarlanabilecek şekilde ileri-geri hassas hareketini sağlayabilecek,
  • Endoskopun böbrek içindeki uç bölümünün rotasyon ve defleksiyon hareketlerini elle yapılabilecek hassasiyetin çok üzerinde hassas bir şekilde gerçekleştirilebilecek,
  • Lazer fiberinin uzaktan hassas kontrolünü sağlayarak hem böbreğe hem de daha önemlisi endoskop cihazına verebileceği hasar riskini minimum duruma indirebilecek,
  • Respirasyon dolayısıyla oluşan böbrek ve içindeki taş(lar)ın hareketlerini kontrol edebilecek,
  • Böbrek içine işlem sırasında verilen yıkama sıvısının akış hızını çok hassas bir şekilde amaca uygun olarak ayarlayıp hem böbrek içinde basınç artışını engelleyerek enfeksiyon riskini ortadan kaldırabilir, hem de büyük taşların dahi mükemmel bir şekilde toz durumuna gelmesini tek seansta tedavi sağlayabilecektir.

Robotik Fleksible Üreteroskopik Taş Kırma Yönteminin “Hastalar” İçin Faydaları:

  • Hastanın vücudunda herhangi bir kesi yapmadan, çok daha önemlisi böbreği delip zara vermeden uygulanabilen bu sistem, tamamen doğal idrar kanalından tedavi edebilmeyi sağladığı için, hastaların işlem sonrasındaki hayat kalitesi çok az oranda negatif olarak etkilenecek ve hastalar çok hızı bir şekilde iyileşerek günlük hayata, iş hayatına dönebilecektir.
  • “Tek seansta” taştan kurtulma yüzdesini arttırdığından tedavi süresi ve sayısı azalacak, daha hızlı ve etkili sonuç alınabilecektir.
  • Hastanın işlem maruz kalacağı “radyasyon maruziyeti” azalacak ve muhtemel başka problemlerin ortaya çıkması sınırlanacaktır.

Robotik Fleksible Üreteroskopik Taş Kırma Yönteminin “Uygulayıcı Cerrah” İçin Faydaları:

  • Robotik fleksible üreteroskopi sistemi sayesinde cerrah son derece ergonomik olan kumanda konsolunda oturarak, yorulmadan, konsantrasyonu kaybetmeden çalışma imkanı bulacak, bu sayede hem tedaviyi daha emniyetli ve başarılı olarak yapabilecek, hem de bir günde tedavi edebileceği hasta sayısını arttırabilecektir.
  • Cerrah radyasyon kaynağından uzakta emniyetli bir ortamda çalışacağı için, maruz kalacağı radyasyon miktarı çok azalacaktır.
  • İşlem sırasında endoskobik aletin ve böbreğin 3 boyutlu simülasyonu ile cerrahın ameliyata olan oryantasyonu kolaylaşacaktır.
  • RIRS yönteminin öğrenme süresi kısalacak ve bu yöntem sayesinde klasik olarak elle yapılacak işlemde sağlanabilecek hassasiyetten 24 kat daha hassas manipülasyon imkanı ortaya çıkacaktır. Bu avantaj da doğal olarak yapılacak işlemin hem emniyetini hem de başarı oranlarını belirgin tarzda arttıracaktır.
  • Büyük taşların ve böbreğin değişik yerlerinde bulunan çok sayıdaki taşların bile kolay, güvenli ve başarılı tedavisini sağlayacaktır.  

 

İletişim

Adres: Eski Londra Asfaltı No: 2, 34180 Bahçelievler/İstanbul


Telefon: 0212 449 1 449


E-mail: bahcelievlerinfo@medicana.com.tr